1 dakikada boşalıyor musunuz?

Erken boşalmanın tanımı yapıldı. İşte o açıklama…

Aile Sağlığı Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat Erken Boşalmanın Uluslar arası Cinsel Tıp Birliğinin belirlediği kriterlere göre yeni tanımının, boşalmanın vajinal giriş öncesinde veya girişten sonra yaklaşık olarak 1 dakikada gerçekleşmesi olduğunu açıkladı. Hattat, erken boşalma 40 yaşın altındaki erkeklerde en sık görülen cinsel problem olduğunun, ve her iki tarafın da tatmin olmasını engelleyecek kadar kısa sürede boşalmanın meydana gelmesi olduğunun altını çizdi: “Erken boşalmayı cinsel ilişki denemelerinin %50’sinden fazlasında meydana geliyorsa hastalık olarak kabul ediyoruz. Bundan daha azı her erkekte dönemsel olarak görülebilir. Sıklıkla erken boşalmayı vajinaya giriş sırasında ya da hemen vajinaya girer girmez görüyoruz. Ancak en ileri halinde penise herhangi bir uyarı olmadan yalnızca cinsel düşünceler bile dahi boşalmayı tetikleyebiliyor. Uluslar arası araştırmalarda ortalama boşalma süresi 5,4 dakika, ancak bu sürenin 50 saniyeden 44 dakikaya kadar değiştiği ortaya konmuş. Ayrıca boşalmayı erteleyememek ve erken boşalmadan ötürü duyulan sıkıntı ve endişe, cinsel yakınlıktan kaçınmaya yol açması da ayrıca durumun ciddiyetini belirleyen kriterlerdir.”

Hattat, bu kontrolsüzlüğün çiftin cinsel hayatını derinden etkileyen ve erkeklerin cinsel yakınlıktan kaçınmasına dahi yol açan kaygı ve endişe kaynağı olduğunu belirtiyor: ”Aslında, erken boşalmadaki önemli faktör boşalmanın erkeğin ve partnerinin isteklerinden önce olması ve bunun cinsel ilişkilerinde büyük sıkıntıya yol açması. Boşalmanın küçük cinsel uyarılarla ve neredeyse kontrolsüz bir şekilde meydana gelmesi, cinsel tatminde azalma, suçluluk, utanç ve hayal kırıklığı hissi yaratarak psikolojik problemlere de yol açabiliyor. Avrupa Cinsel Sağlık Birliği olarak yürüttüğümüz son Avrupa araştırması da bu gizli sıkıntıları, çiftlerin mutsuzluğunu ortaya koyuyor. Erken Boşalma yaşayan her 3 erkekten biri kızgın, utanç dolu ve depresyonda. Bu erkeklerin yarısı erken boşalmanın kendi suçları olduğunu düşünüyor ve bunu başarısızlık ve yetersizlik olarak algılıyorlar. Öyle ki bu başarısızlık duygusu yatak odasının dışında da kendilerine olan güvenlerini etkilemeye devam ediyor. Eşler de aynı negatif duygular içinde, hatta 10 eşten 4’ü bu sorun nedeni ile cinsellikten zevk almadığını, cinselliğin bıkkınlık verdiğini düşünüyor”

Prof. Dr. Halim Hattat çoğu erkeğin ilk ilişkilerinde erken boşalma eğiliminde olup, bu problemin üstesinden geldiğini ancak bazılarının bir uzmanın görüşüne ihtiyaç duyduğunu belirtiyor: “Erken boşalma bazen ilk ilişkiden itibaren ortaya çıkabileceği gibi bazen de daha önce problemi olmayan bir kişide sonradan gelişebilir. Düzensiz cinsel hayatı olan erkeklerde sık görülür. Ayrıca cinsel performansa çok önem veren ve bu nedenle gerginlik yaşayan kişilerde de sıkça ortaya çıkar. İlk cinsel ilişkisini sağlıklı olmayan bir şekilde yaşamış kişilerde performans anksiyetesi yani kişinin cinselliğe aşırı gergin ve iyi bir performans gösterme çabası içinde yaklaşması sık görülür. Erkeğin cinsel deneyimlerinin sayısı arttıkça ve sevişmenin yapılabildiği uygun ortamlar doğdukça daha güvenli oluyor ve erkek kendini tutmayı öğreniyor. Ancak “kalıcı erken boşalma” sadece psikolojik değil, psikolojik ve biyolojik faktörlerin birleşimi sonucu oluşan kompleks bir rahatsızlıktır ve hem erkeğin hem partnerinin seksüel fonksiyonları üzerine zararlı etkileri vardır. Bu nedenle kişinin kendince çözemediği durumlarda tedaviye başvurması önemlidir. Tedavi gerektiren durumlarda oldukça başarılı sonuçlar elde ediyoruz.”

Sertleşme sorunu da bir risk faktörüdür

Prof. Dr. Halim Hattat sertleşme probleminin erken boşalmaya neden olabileceği gibi, erken boşalmanın da sertleşme sorununa yol açabildiğini belirtiyor: “Sertleşme problemi yaşayan erkek, sertliği kaybetmemek ve cinsel ilişki boyunca devam ettirmek adına erken boşalmayı alışkanlık haline getirebiliyor. Bunun gibi erken boşalma ile sertleşme de kayboluyor. Birçok erkek bu durumda ikinci bir sertleşme yaşamaya kendini zorunlu hissediyor. Ancak eğer ikinci sertleşme de başarısız olursa bu heyecan, korku, gerilim gibi olumsuz duygulara yol açıyor. Serleşme fiziksel bir durum olmakla birlikte psikolojiden de etkilendiğinden erkek giderek daha zor sertleşiyor. Çoğu zaman evliliklerde eşler bu sorunu kabullenmiş görünüyor. Ancak özellikle yeni bir ilişkiye girildiğinde yeni partner için bu sorun büyük paniğe yol açabiliyor.

Risk faktörlerini şöyle özetleyebiliriz:

• Sertleşme sorunu: Dönemsel veya sürekli olarak sertleşme sorunu yaşıyorsanız, sürekli sertleşmeyi kaybetmekten korkmanız erken boşalma probleminin gelişmesine neden olabilir. Erken boşalma sorunu yaşayan her üç erkekten yaklaşık 1 tanesinde sertleşme sorunu da bulunmaktadır.
• Sağlık sorunları: Kalp rahatsızlığı gibi bir sağlık sorunu cinsel beraberlik esnasında kendinizi endişeli ve aşırı heyecanlı hissetmenize neden olabilir. Bu durumda boşalmak için acele ederseniz erken boşalma sorunu ile karşı karşıya kalabilirsiniz.
• Stres: İş, okul veya aile yaşamınızdaki fiziksel ve duygusal stresler cinsel ilişki esnasında rahatlamanızı ve odaklanmanızı kısıtlayarak erken boşalmanıza neden olabilir.
• Bazı ilaçlar: Nadiren beyindeki kimyasalları etkileyen bir ilacın kullanımı da erken boşalma sorununa yol açabilir.
Hattat bu çiftler için en önemli bilgi kaynağının internet olduğunu belirtiyor: “Yaptığımız araştırmalara göre sadece 10 çiftten biri herhangi bir uzmana başvuruyor. Erkeklerin neredeyse yarısı utandığından başvurmazken, 3 erkekten biri de erken boşalmayı medikal, bir doktor tarafında tedavisi mümkün bir durum olarak görmüyor ve uzman yardımı almıyor. Hatta erken boşalma sebepleri olarak genetik, beslenme , sıkı iç çamaşırı gibi faktörlere inananlar da bulunuyor. Burada vermek istediğim mesaj, erken boşalmanın diğer cinsel sorunlar gibi tedavisi mümkün olan bir rahatsızlık olduğu, ve bu nedenle mutlaka bu sorun için danışmaktan kaçınılmaması. Tedaviye başlamadan önce erken boşalmanın psikolojik kaynaklı mı yoksa organik mi olduğu araştırıyoruz. Bu araştırmaların sonucunda kişiye özel tedavi planı düzenliyoruz.”

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir