Eyvah! Doktorum rahim filmi istedi!

Pek çok kadın rahim filmi çektirmekten korkuyor ve kim ne derse desin çoğunun rahim filminden korkmak için haklı sebepleri var.Gerçekleri saklamak veya olduğundan farklı göstermek kültürümüzde var. Daha çocukken bize “acımayacak” diye diye aşılar yapıldı, iğneler olduk, pansumanlar yapıldı. Bunlar genellikle acısız değildi.

Ben ileri teknoloji ve yeni tekniklerle ağrısız rahim filmi çekiyorum. Hastalarıma “korkma, canın yanmayacak” dediğimde çoğunun bana inanamamasını anlıyorum. “Acımayacak” sözüne o kadar şüpheyle yaklaşıyorlar ki kendisinden 10 dakika önce rahim filmi çektiğim ve ”hiç acımadı” diyen diğer hastama böyle söylemesini özellikle tembih ettiğimi bile düşünebiliyorlar.

Bazı kadınlar diyorlar ki; daha önce rahim filmi çektirdim. O filmi çeken doktor da acımayacağını söylemişti. Ama hiç de öyle olmadı. Şimdi size nasıl inanabilirim? Lütfen bana anestezi yapın.

Bu diyalogun “kardeşim rahim filmi çektirdi”, “komşum rahim filmi çektirdi” gibi değişik öznelerle başlayan varyasyonları var. Onlara sadece şu cevabı verebiliyorum: Bu sefer farklı olacak.

Ya internette araştırma yapanlar? Rahim içinde köpük köpük ilerleyen basınçlı ilacın ürkütücü animasyon videolarını izleyip korkunç acılar çektiğini anlatan kadınların yazdıklarını okuduktan sonra röntgen masasına endişe etmeden yatıp “korkma, acımayacak” diyen Dr. Cevat’a nasıl inansınlar?

Anlatılan kötü hikayeler veya şahit olunan olumsuz örnekler nedeniyle aylarca hatta yıllarca rahim filmi çektirmekten kaçanlar var. Sadece rahim filmi istedi diye -bir ümit- doktor değiştirenler var. Çocuk sahibi olmak için çeşitli kocakarı ilaçlarını deneyerek bu filmden kurtulmaya çalışanlar var.

Birbiriyle çelişen ifadeler de bin bir kafa karışıklığına sebep oluyor. İnternetteki forum sitelerine göz atıldığında “hiç acımadı” diyen bir kadının yazdıklarını “hayatımda yaşadığım en büyük acıydı” diyen kadının yazısı takip ediyor. Birisi “benim tüpüm kapalı olduğu için çok canım yandı” açıklamasını yaparken bir diğeri “benim tüplerim kapalı ama hiç acımadı” diyor. “Acıdı ama dayanılamayacak kadar değildi. Çocuk sahibi olmak için katlanmalıyız” diyen de var, “ben anestezi yaptırdım ve hiç bir şey duymadım” diye ahkam kesen de.

Bu deneyimi yaşayan bazı kadınlar birbirlerini suçlayabiliyor. “Amma da abartıyorlar” diyen de var “hiç acımadı” diye yazanı reklam yapmakla suçlayıp “film çekilirken çığlıklarımla hastaneyi inlettim” diyen de.

Bazı kadınlar tamamen birbirine zıt bu ifadeleri kişilerin ağrı eşiklerinin farklı olmasına bağlıyorlar ama ağrı eşiği çok düşük olduğu halde canı yanmayan da var “ağrı eşiğim çok yüksektir ama bu rahim filmi dayanılır gibi değildi” diyen de.

Ağrı kesici ilaç, iğne veya fitil önerenler var ama biliyoruz ki bu ilaçlar rahim filmi sırasında meydana gelebilecek şiddetli kramp ve ağrıları önlemekte oldukça yetersiz kalıyor. Keşke etkili basit bir ağrı kesici ilaç olsaydı. O zaman bu kadar korkuya, sıkıntıya hiç gerek kalmayacaktı.

Rahim filmi çekilmesi sırasında acı çekme ihtimalini göze alamayan ve bunu şansa bırakmak istemeyen bir kadının elinde anestezi istemekten başka bir seçenek kalmıyor. Anestezi bir seçenektir ama unutmamak gerekir ki beraberinde ek riskler getirmekte, ek bir maliyet yüklemektedir.

Gerçekten ağrısız rahim filmi için tek seçenek anestezi midir? Şimdi konuyu bir uzman gözüyle inceleyelim.

Rahim filmi sırasında şiddetli ağrı ve spazm oluşumunu tetikleyen birden çok faktör söz konusudur. Bunları şu şekilde gruplandırabiliriz:

1- Kişisel anatomik farklılıklara bağlı faktörler.
2- Kişisel fizyolojik faktörler.
3- Kişisel psikolojik faktörler
4- Kullanılan röntgen cihazı ve teknik.
5- Kullanılan aparatlar.
6- Kullanılan kontrast madde.
7- İncelemeyi yapan hekimin tecrübesi.

Bütün bu faktörler birbirlerine bağlıdır ve hepsi birlikte, bir bütün olarak sonucu etkiler.

Örneğin tecrübeli bir hekim farklı anatomik durumlara sahip hastalar için duruma uygun farklı yollar, teknikler izleyebilir. Hastanın varsa psikolojik durumunu inceleme öncesinde kısmen de olsa iyileştirilebilir. Hafif vajinismus olgularında kişiye uygun yaklaşımları bilir ve uygular. İlacı ne kadar basınçla vermesi gerektiğini , incelemeyi ne zaman bitirmesi gerektiğini iyi bilir.

C kollu röntgen cihazıyla birlikte yeni tekniklerin kullanılması, ağrı meydana getirebilecek faktörlerin önemli bir kısmının ortadan kalkmasını sağlar.

Kullanılan kontrast maddenin fiziksel özellikleri ağrı meydana gelmesi üzerinde etkilidir. Uygun viskozite, osmolarite ve sıcaklıktaki kontrast madde tercih edilir, bu sıvı sadece gerektiği kadar basınçla verilirse ağrı meydana gelmeyecektir.
Kontrast maddeyi rahim ağzından rahim içine doldurabilmek için çeşitli aparatlar ve kateterler mevcuttur. Her kadının rahim ağzı birbirinin tıpatıp aynısı değildir. Tecrübeli bir radyolog hangi rahim ağzı için hangi kateterin uygun olduğunu, eğer balonlu kateter kullanacaksa kateterin balonunu nerede ve ne kadar şişirmesi gerektiğini büyük bir doğrulukla kestirebilir.

Sanırım yukarıda anlatılanlar neden HSG sırasında bazı hastaların acı içinde kıvrandıklarını bazılarının ise röntgen masasından güle oynaya kalktığını büyük ölçüde izah etmektedir. Özetle, C kollu röntgen cihazı ile birlikte yeni teknoloji ve teknikleri kullanan tecrübeli bir radyoloji uzmanı işi şansa bırakmaksızın ağrısız rahim filmi çekebilir.

Rahim filmi çektirecek bir kadın üç şey ister: Sonuçlar doğru olsun. Canım yanmasın. Komplikasyon riski düşük olsun.

Bu üç şeyi elde edebilmek için filmi nerede çektireceğine karar verirken hangi yolları izler?

1- Bu filmi isteyen kadın doğum doktorunun tavsiyesine kulak verir.
2- İnternette araştırma yapar.
3- Daha önce bu filmi çektirmiş kişilerin tavsiyelerini dinler.
4- Çok sayıda rahim filmi çekilen bir merkezi tercih eder.
5- Bu filmi çektirebileceğini düşündüğü merkeze giderek orada rahim filmi çektiren hastalarla konuşur.

Bunlar etkili tercih yöntemleridir.

En ileri teknolojiyi kullanan ve çok sayıda HSG incelemesi yapan merkezlerde rahim filmi fiyatı ne çok ucuzdur ne de çok pahalıdır. İyi bir merkezin sizin bulunduğunuz yerin uzağında olmasını dert etmeyin. Bu filmi büyük olasılıkla ömrünüz boyunca 1 veya 2 defa çektireceksiniz. En yakınınızdaki yeri değil en iyi olduğunu düşündüğünüz yeri tercih edin.

 

 

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir