Gelişim bozukluğu anne karnında başlıyor!

Kız bebeğin anne karnında gelişimi sırasında yaşanan bir anomali, cinsel organların oluşumunu aksatabiliyor. Vajina ve rahimsiz doğan yüzlerce bebek var.

Prof. Dr. Ateş Karateke, konuyla ilgili şunları anlattı: “Vajinanın tam olmamasına vajinal agenezi yani vajina yokluğu denir. Başka bir deyişle; başarılı bir cinsel yaşama izin verecek uzunlukta vajina boşluğunun olmaması olarak tanımlanabilir. Vajina yokluğuyla seyreden en iyi bilinen durum ‘Mülleryan agenezi’ (MRKH) sendromudur ve olguların yaklaşık yüzde 80-90’lık kısmından sorumludur. Diğer iyi bilinen bir sebep, ‘testiküler feminizasyon’. Her iki durumun ortak özelliği, kişilerin vajina ve rahminin olmaması. Ergenlik dönemine gelindiğinde adet göremeyecek olmaları da diğer bir ortak özellik.

Tüm sistemi etkileyebiliyor

Vajinanın üst-orta kısmı, rahim, rahim ağzı ve tüpler, mülleryan kanal dediğimiz yapıdan gelişir. Bu yapının gelişiminde ortaya çıkan kusurlar, çeşitli anormalliklere yol açar. MRKH sendromunda mülleryan kanalın kısmi ya da tam olarak gelişmemesi söz konusudur. Bu kusur sadece vajinayı ya da rahim, rahim ağzı ve idrar yollarına ait yapıları da etkiler.

Hassas mekanizmalar

Vajinanın alt kısmıysa ürogenital sinüs dediğimiz farklı bir embriyonik yapıdan gelişir. Anne karnında vajinanın oluşması için ürogenital sinüs ve mülleryan kanalların kusursuz şekilde gelişimlerini tamamlaması gerekir. Bu yapıların gerektiği gibi gelişmesi için özel gen bölgelerine, moleküler düzeyde sinyallere ve hormonlara ihtiyaç var. Bu hassas mekanizmalarda meydana gelen aksamaların vajina yokluğuna sebep olduğu düşünülür. Çoğu zaman bu hastalarda rahim ve rahim ağzı da gelişmez.
Mülleryan yapıların normal olduğu, vajinanın alt kısmını oluşturan ürogenital sinüsün gelişim anormallikleri de kapalı bir vajinaya sebep olabilir.

Nedeni bilinmiyor

Gelişimin hangi basamağında hangi sinyalin yetersiz kaldığı veya mülleryan yapıların neden kusurlu geliştiği tam olarak bilinmiyor. MRKH sendromu olan hastaların kromozomları, normal dişi yapısına (46XX) sahip. Büyüme ve gelişmeleri, ergenlik döneminde tüylenme ve meme oluşumların normal. Çünkü yumurtalıkları var ve hormon üretiminde bir anormallik yok. Yumurtalıkları olduğu için bebeklerini taşıyacak bir rahim yani taşıyıcı anne bularak çocuk sahibi olabilirler.

Çocukları olmuyor

‘Testiküler feminizasyon’daysa kromozomlar, (46XY) yani erkek yapısında olmasına rağmen dış görünüşleri dişi özellikleri taşır. Vücudun tüm organları erkeklik hormonuna cevap vermediği için dişi gelişimi gösterir. Normal şartlarda bir erkekte mülleryan yapıların gelişmemesi gerekir ve bunun için testisler özel bir hormon salgılar. Diğer taraftan, erkeklik hormonu üretmelerine rağmen organları bu hormona cevap vermez ve tam bir dişi gelişimi gösterir. Ergenlikle birlikte MRKH sendromunda olduğu gibi meme büyümesi görülür. Ancak tüylenme görülmez. Genellikle kasık bölgesinde ya da karın içinde testisküler doku bulunur. Ergenlik tamamlandıktan sonra kanser riskinden dolayı testislerin alınması gerekir. Yumurtalıkları olmadığı için herhangi bir yöntemle çocuk sahibi olamazlar.

Önlenmesi mümkün değil

MRKH sendromu ve testiküler feminizasyonun önlenmesi mümkün değil. Anne karnında yapılan ultrasonogla vajinanın yokluğu görülemeyebilir. Rahim yokluğuysa her zaman olmasa da ileri gebelik haftalarında, idrar yollarına ait anormalliklerse daha erken haftalarda tespit edilebilir. Ancak bu bulguların hiçbiri kesin olarak MRKH sendromu tanısı koydurmaz. Yine testiküler feminizasyon olgularının bir kısmında anne karnında cinsiyet net olarak anlaşılamaz ve amniyosentezle bebeğin içinde yüzdüğü sıvı alınıp genetik inceleme yapılabilir. Bu incelemeyle tanının kesin olarak konması her zaman mümkün değil. Sonuç olarak vajina yokluğuna sebep olan her iki durumda da tanı doğum sonrası konulabilir.”

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir