Tiroid hastalıkları kadınlarda artış gösteriyor!

Üşüme, yorgunluk, kilo artışı, çarpıntı, sinirlilik ve iştahsızlık gibi birçok belirti ile kendini gösteren tiroid hastalıkları erkeklere oranla kadınlarda daha fazla görülüyor.

Tiroid bezinin az veya çok çalışması vücutta pek çok sistemi olumsuz etkilerken son yıllarda geliştirilen modern yöntemler sayesinde tedavide başarılı sonuçlar alınabiliyor . Memorial Etiler Tıp Merkezi Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Gürsel Soybir, tiroid hastalığı ve tedavide kullanılan cerrahi yöntemler hakkında bilgi verdi.

Tiroid bezi, besinlerle alınan iyotu toparlar ve T3- T4 adı verilen tiroid hormonlarını üretir. Bir insanın sağlıklı olabilmesi için tiroid hormonlarının devamlı ve yeterli miktarda salgılanması gerekmektedir. Az miktarda salgılanması vücut fonksiyonlarının yavaşlamasına, fazla miktarda salgılanması ise vücut fonksiyonlarının hızlanmasına neden olmaktadır.

Tiroid hastalıkaları gebe kalmayı engelleyebiliyor

Çocuk sahibi olmak isteyen kadınların gebelik öncesi mutlaka tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Tiroid bezi az çalışan kadınlar, gebe kalmakta zorluk çekmekte, gebe kaldıkları takdirde de düşük ihtimali artmaktadır. Tiroid hormonu eksikliği anne karnındaki bebeğin zeka ve fiziki gelişimini de olumsuz etkilemektedir. Tedavi ile tiroid fonksiyonu normale dönen kadınlarda riskler ortadan kalkmaktadır.
Tiroid bezinin kendi başına, devamlı ve vücut gereksinimden fazla olacak şekilde tiroid hormonu üretmesine hipertirodi denmektedir. Menopoz döneminde nispeten sık görülen hipertiroidi, bu dönemde zaten artan kemik erimesi riskini daha da artırır. Gebelerde hipertirodi tedavi edilmezse, preeklampsi olarak bilinen tansiyon yüksekliği- gebelik zehirlenmesi, bebekte gelişme geriliği, erken doğum ve bebeği anne karnında kaybetme riski artmaktadır.

Tedavi yöntemleri rahatsızlığa göre değişiyor

Tiroid bezinin yol açtığı bazı rahatsızlarda ilaç ve radyoaktif iyot tedavisi uygulanmaktadır. Tiroidin iyi ve kötü huylu hastalıkları cerrahi olarak tedavi edilmektedir. Tiroid bezinden kaynaklanan rahatsızlıkların doğru teşhisi için aile öyküsünün yanı sıra hastanın şikayetlerinin belirlenmesi de çok önemlidir. Bunun yanında, ultrason ve sintigrafi de kesin tanının konulmasında kullanılan son derece güvenli yöntemlerdir.

Nodül varsa cerrahi müdahale gerekli

Tiroid bezinde, nodül belirlenmiş hastaların, kesinlikle bir cerraha yönlendirilmesi gerekmektedir. Yapılan biyopsi tetkikinde kanser belirlenirse ya da kanser şüphesi varsa kesinlikle cerrahi yöntem uygulanmalıdır. Bunun yarı sıra kanser riski bulunmasa dahi nodülün ya da tiroid bezinin çok büyüyüp etraftaki organlara baskı yapması ağrı, yutkunma güçlüğü gibi şikayetlerin gözüktüğü durumlarda da cerrahi yöntem önemli bir tedavi seçeneğidir. Bazı tip kanserlerde tiroid bezinin tamamının ya da tama yakınının alınması öngörülmektedir. Büyük tümörlü hastalarda ya da daha kötü seviyeli kanser tiplerinde çıkarılan tiroid dokusuna ilave olarak, boyundaki lenf nodlarının da çıkarılması gerekmektedir. Çok sayıda iyi huylu tiroid nodülleri olan veya büyük guatrı olan hastalarda da tiroid bezinin tamamının çıkarılması etkili bir yöntemdir. Tek taraflı nodülü olan diğer tiroid lobu normal olan hastalarda ise, tiroit dokusunun yarısının alınması yeterli olmaktadır.

Bir günde taburcu olunuyor

Cerrahi operasyon, boynun alt kısmından yapılan küçük bir kesi ile gerçekleştirilir. Boynun orta kısmındaki kaslar ayrılarak tiroide ulaşılmaktadır. Hastalar genellikle ameliyattan 3-4 saat sonra yataktan kalkarak normal beslenebilmektedir. Ameliyattan sonra, genellikle 1 gün içinde taburcu edilen hastalar, 4-5 gün içerisinde sorunsuz şekilde işine dönebilmektedir.

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir